MAHALLİ SEÇİMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GÖREVİMİZ
MAHALLİ SEÇİMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GÖREVİMİZ
Henüz tam bitmese de bir mahalli seçimi geride bıraktık.
Ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun.
Seçilen belediye başkanlarımızın, belediye Meclis üyelerimizin, muhtarlarımızın ülkemiz için hayırlı, bereketli, güzel hizmetler yapmalarını
Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.
Bu seçimlerde Millet Partisi’nin Yüksek Seçim Kurulu tarafından hak ettiği halde seçimlere sokulmadığını gördük.
Yine Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayını, diğer bütün İstanbul ilçe Belediye başkan adaylarını alarak TRT kanallarında seçimden sadece bir gün önce 3 saate yakın bir konuşma yaptığını, ama bütün milletin vergileriyle ayakta duran,bir partinin değil devletin kurumu olan TRT’de diğer partilere aynı hakkın tanınmadığını gördük.
Yine seçim sonuçları okunurken Anadolu Ajansı’nın Sayın Binali Yıldırım ile Sayın Ekrem İmamoğlu arasında seçim sonuçlarının %87.70 - 87.65 bandına geldiği noktadan sonra 13 saat ,14 saat veri girmediğini böylece devletin bir kurumu olan, tüm milletin vergileriyle ayakta duran ve bir devlet memuru olması gereken Anadolu Ajansı yetkililerinin nasıl partizanlık yaptığını canlı yaşadık.
Bu seçimler devletin nasıl bir parti devleti haline geldiğini, devlet yetkililerinin nasıl partizanlaştığını ve devlet adamı olamadıklarını bize açık bir şekilde göstermiştir.
Devlete;TRT’sinden, Anadolu Ajansı’ndan, Yüksek Seçim Kurulu’na,ülkeyi yönetenlere itimat sarsılmış böylesi bir durumda özellikle başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yapılan itirazların sağlıklı sonuçlanamayacağı inancı toplumumuz arasında çok ciddi bir şekilde yayılmıştır.
Devlet kurumlarının Adil olmaması, devletin adeta bir parti devleti haline gelmesi ,adaletin ve güvenin sarsılması bir devletin ve bir milletin geleceği için hepimizin üzerinde dikkatle durması gereken çok önemli bir husustur.
Bu durumun vatandaşlarımız arasında büyük gerginliklere sebep olabileceğini ve daha sonra demokrasimiz açısından çeşitli sıkıntıların yaşanabileceği doğrultusunda da düşüncelerini açıklayan,yorumlar ortaya koyan bir çok düşünürümüz ve vatandaşımız da bulunmaktadır.
İktidar çevrelerince İstanbul ve Ankara seçimlerine FETÖ terör örgütünün müdahale ederek iktidar aleyhine bir sonucun çıktığı kanaati zaman zaman söylemektedir ki böylesi bir durum söz konusu da olabilir.
Hatta bu konuda İktidar kanadından çok üst düzeyde görev yapmış kişilerin twitleri ve beyanları olmuştur.
O zaman ister istemez insanın aklına şu soru gelmektedir.
Daha önceki seçimlerde devletin her kademesine ve adeta kılcal damarlarına kadar girebilmiş olan bu örgüt, her türlü manipülasyonu yapabilen ve Ak Parti iktidarını “Keşke mezardakiler de çıksa ve oy kullanabilse.” dercesinde hararetle savunan bu örgütün bundan önceki seçimleri ,sistem değişikliği referandumunu yaptığı hilelerle Ak Parti lehinde değiştirmiş olabileceği düşüncesini getirmektedir.
Bu durumda kuvvetle muhtemel olabilecek bu düşünce karşısında bundan önceki tüm seçimlerin de hileli olabileceği ve tamamen hileyle alındığı düşüncesinin yaygınlaşması söz konusudur.
Bu seçimler göstermiştir ki, devletimiz devlet gibi yönetilmemekte, bir parti devleti haline geldiği görülmektedir.
Milletin devlete ve devlet kurumlarına olan güveni sarsılmıştır.
Ahlak, adalet, emanetleri ehline verme noktasında çok büyük zaafların olduğu görülmüştür.
Yine 10 milyona yakın vatandaşımız sandığa gitmemiş,2 milyon vatandaşımız sandığa gittiği halde geçersiz oy kullanmıştır.
Bu durum milletimizin önemli bir kısmının iktidara da muhalefete de artık güvenemediğini bunlardan bir kurtuluş beklemediğini göstermektedir.
İşte böylesi bir durumda 6 Nisan 2019 Cumartesi günü Millet Partisi Küçük Kurultayı 28 Nisan 2019 Pazar günü Ankara Nazım Hikmet Gösteri ve Kongre Merkezi’nde yapılacak olan Millet Partisi büyük kurultayı için bir araya gelmiştir.
Bu seçim ve seçim sonuçları göstermiştir ki; Millet Partisi’nin Türkiye’nin ihtiyacı olan Muhteşem Türkiye projesi bütün Türk milletine etkili bir şekilde duyurulmalı ve anlatılmalıdır.
Bu projeyi tekrar hatırlayalım:
1-Türkiye insan hak ve hürriyetlerine dayanan gerçek bir demokrasi olmalıdır,
2-Türkiye gerçek bir hukuk ve adalet devlet olmalıdır,
3-Türkiye’de bilimin,ahlakın, adaletin hakim olacağı,emanetlerin ehline verileceği; sorun üreten değil çözüm üreten bir bilim toplumu ve bilge devlet olmalıdır,
4- Türkiye maddi ve manevi sorunlarını çözmüş, bütün insanların maddi ve manevi problemlerine çözüm üretebilen bir kerim devlet olmalıdır,
5-Türkiye’de din istismarına da din düşmanlığına da asla meydan vermeyen gerçek laiklik uygulanmalıdır,
6- Yeniden diriliş, yeniden doğuş anlamına gelen İslam Rönesans’ı gerçekleştirilmelidir.
Zaten bu altı ilkeyi hayata geçirdiğiniz zaman siz saat gibi işleyen milletin tarihinde, dusasında ve rüyasında ki devleti kurmuş olursunuz ki Türkiye kısa zamanda Muhteşem Türkiye olmuş olur.
Şimdi sıra bu muhteşem projeyi gerçekleştirmek üzere öncelikle bütün Yeniden Milli Mücadelecilerin, Millet Partisi kadrolarının ve bütün Türk milletinin harekete geçmesi zamanıdır.
Zafer Hakk’ın ve Hakk’a inananlarındır.
Yaşasın Millet yaşasın Millet Partisi
Selam ve muhabbetle...
Yorumlar
Yorum Gönder