31 MART YEREL SEÇİMLERİ GEÇTİ…
31 MART YEREL SEÇİMLERİ GEÇTİ…
Ülkemiz adil olmayan bir seçimi daha geçirdi. Devletin idaresini eline geçirenlerin istediklerini seçime koyduğu ve istediklerini de seçime sokmadıkları bir gayri adil bir seçimi daha geride bıraktık.
Peki, her şeye rağmen meydan savaşlarını aratmayan ve “Beka, Beka” diye yerin göğün inletildiği, insanların ötekileştirildiği, uğuruna nice kalplerin kırıldığı ve devletin başındaki insanların ekranlardan bir birine olmayacak hakaret ve saldırıyı yaptığı seçim nihayet geçti.
Peki, uğruna milletin alın teri onca paraların harcandığı, insanların bir birini kırdığı, vatandaşın huzurunun kaçırıldığı ve herkesin ihanetle suçlandığı, lakin kimsenin yapılacak proje ve gerçek sorunlardan bahsetmediği “seçimi kim kazandı?”
Gerginlikler sebebiyle 6 insanımızı toprağa verdiğimiz seçimi partilerin ileri gelenlerine, başkanlarına bakarsanız seçime giren iri kıyım diye ifade edilecek partilerin hepsi kazandı(!)Gerçekten kazandı mı?
Evet, günümüzde gerçek siyaset yapmanın nerede ise farz-ı ayın olduğu, emri bil maruf ve nehyanil münker yapmanın farz olduğu, bunu da millete duyurmanın ancak siyasetle yapılabileceği bir ortamda gerçek gerçekten hakkı haykıracakların sesinin sonuna kadar kısıldığı ve boğulup gittiği bir ortamda yaşıyoruz.
Ne yazık ki; hakkı söyleyen diller, söylemeye çalışan ağızların susturulduğu bir samanda; dünyalık mevki makam ve iktidar hırsı ile meydanları dolduran insanların gürültüsü arasında hakkın ve hakikatin sesi boğuldu gitti. Ülkenin bir zamanların 143. Maddesi ile suç sayılan Komünist Partisi bile seçimlere girdi fakat 59 ilde teşkilatı olan Millet Partisi seçim dışı bırakıldı. Demek ki daha tehlikeli(!?)
Neyse ki, vatandaş seçim zamanında her ne kadar meydanları doldurmuş olsa da sandıkta partilerden daha çok adaylara oy verdi ve Parti başkanlarını şaşırttı. Kavga eden ve kavgadan medet uman ve insanları çizginin dışına itti. Kendisine güven duyulmadığı için taşıma insanları bütün ihtişamlarına rağmen çizginin dışına itti.
Hani; Yunus Emre merhumun dediği gibi:
“Ben gelmedim dava için
Benim işim sevi için
Gönüller dost evi için
Gönüller yapmaya geldim.” Diyenleri, gerçek düşünceleri nedir diye bakmadan, o koca koca ihtişamlı adamları bir kenara koyarak seçiverdi. Milletimiz kimsenin bağırıp çağırmasına bakmadan sevgi dilini kullanan adaylara devlet büyüklüğündeki şehirleri teslim etti.
Bu seçimlerde bu kadar zamandır yaptığımız gözlemlemede, ömründe ismini bile duyduğunda içinin ürperdiği partilerin adaylarına ama gerçekten sevgi dilini kullanan, kavgadan kaçınan ve tatlı dilli adaylarına gözünü kırpmadan oy verdi. Bu seçimde seçimleri kazanan partiler değil adaylardı. Seçimleri kazanan liderler değil halkın sevgisini kazanmış adaylar ve vatandaşlardı.
Ülkenin her tarafında kazanması hayal bile edilmeyen adaylar sadece halk tarafından sevildikleri için, kavga dilini terk ettikleri için ya seçimleri kazandılar veya kıl payı kaçırdılar.
Vatandaşımız, seçmen yani Milletimiz; “Ey Liderler, Parti Başkanları ben ülkemde, şehrimde, mahallemde ve komşumla kavga istemiyorum. Aynı camide aynı safta Huzurda durduğum komşumla kardeşimle bir sorunum yok, onunla Beka sorunu diye bir sorunda yaşamıyorum. Ben barış ve kardeşlim istiyorum. Ben kalkınma ve refah istiyorum.” Dedi.
31 Mart 2019 mahalli seçimlerinde milletimizin söylediklerini Devlet adamlarının, iktidar ve iktidara talip olanların anlaması, idrak etmesi dileğiyle.
Gerçek demokratik seçimlerde milletin barış ve kardeşlik içinde milletin milli ve manevi değerlerine ulaşması dileğiyle!
Mustafa Göktekin
Yorumlar
Yorum Gönder