… MİLLETİ FELAKETE SÜRÜKLÜYOR!..

… MİLLETİ FELAKETE SÜRÜKLÜYOR!..
Milletçe büyük bir kurtuluş mücadelesi vererek emperyalizmin pençesinden kurtulduk ama batı emperyalizminin etkisinden kurtulamadık. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren mevki, makam, maddi çıkar, gelecek kaygısı taşıyan insanlardan oluşturulan iki istismarcı kesimin yönlendirmesiyle toplum milli mücadelenin hedeflerinden ve ruhundan uzaklaştırıldı.
Şahsi çıkar ve ikballeri için her şeyi mübah gören bu iki kesim din istismarcıları, Cumhuriyet ve Atatürk istismarcılarıdır.
Sözde dindar kesim; dinin doğru öğrenilmesinden çok Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yaparak dinin gereği gibi öğrenilmesini engelledi. Toplumun bir kesimini milli değerlerine ve kahramanına düşman hale getirildi.
Sözde Atatürkçü ve Cumhuriyetçi kesim; Atatürk’ü ve Cumhuriyeti doğru anlama yerine, din düşmanlığı yaptı. Atatürk’ün ve Cumhuriyetin doğru anlaşılmasını engelledi. Toplumun bir kesimi dininden uzaklaştırıldı. Dinine düşman hale getirildi.
Bu iki kesim milli ve manevi değerlerin doğru öğrenilip doğru anlaşılmasına engel oldu. Emperyalist ülkelerin oyununa geldi. Toplumu milli mücadelenin hedeflerinden ve ruhundan uzaklaştırdılar. Toplumu kutuplaştırdılar. Milletin birlik ve beraberliğini bozdular. Bozmaya devam ediyorlar. Bilerek veya bilmeyerek emperyalizmin “ Parçala böl yönet, Parçala böl yut.” oyununa alet oluyor. Milleti felakete sürüklüyor…
1980 öncesi toplumu kutuplara ayırıp bir kardeş kavgası başlattılar. Beş bin vatan evladı sağcı-solcu diye birbirini öldürdü…
Emperyalizmin milleti ayrıştırıp kutuplaştırma, vatanı bölüp parçalama oyunu her alanda devam ediyor. Din adamları birbiriyle kavgalı. Bilim adamları birbiriyle kavgalı. Siyasiler birbiriyle kavgalı… bunların kendiliğinden olduğu düşünülemez.
Mevki, makam, maddi çıkar ve gelecek endişesi taşıyan, bunlara karşı zafiyetleri olan siyasi kesimin uzlaşmaz tutumunun bir sebebi vardır. Milletin birliğinin sağlanması konusundaki tüm uyarılara ve tekliflere kulaklarını tıkayan ısrarla milleti kutuplaştırıp ayrıştırmaya devam etmelerinin bir nedeni bir amacı vardır.
Kimler, kimlere hizmet ediyor?.. Siyasilerin söylem ve uygulamaları kimin işine yarıyor?.. Millete ihanet mi ediliyor?..
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki milli birlik anlayışı, gelişme hızı, dışa bağımlılık oranı gibi milletin varlık ve bekasını, devletin bağımsızlığını ilgilendiren konulardaki seviyesi ile günümüzü kıyasladığımızda Cumhuriyetin ilk yıllarında çok daha iyi olduğumuz görülüyor.
Din devlet, vatan, millet, Cumhuriyet, Atatürk gibi yaldızlı sözlerle milletten yetki alanlar kimlerin amacına hizmet ediyor?..
Dini ve milli değerlerimizi istismar aracı olmaktan kurtarmak, milli birliğimizi korumak zorundayız! Milli birliği sağlamadan hiçbir sorunumuzu çözemeyiz.
Emperyalizmin oyununa gelmeden, istismarcılara aldanmadan dinimizi de tarihimizi de doğru öğrenmek; tarihin doğrularından kanun, yanlışlarından ders çıkarmak zorundayız.
Unutmayalım ki “ İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Mustafa TEMİZER

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşyerinde Böcek Arama Hizmeti Nasıl Yapılır?

Kaliteli Toptan Market ve Mağaza Çanta Ürünleri

İstanbul Tekne Düğünü Firması